SDÜ’de Tarihten Bir Sayfa Açıldı: “Hamitoğulları Beyliği”

SDÜ’de Tarihten Bir Sayfa Açıldı: “Hamitoğulları Beyliği”

SDÜ ev sahipliğinde düzenlenen “Uluslararası Orta Anadolu ve Akdeniz Beylikleri Tarihi, Kültürü ve Medeniyeti Sempozyumu” kapsamında tarihin bir döneminde var olan ve şehrimizde kurulan Hamitoğulları Beyliği ele alınıyor.04.11.2018 08:49

Orta Anadolu ve Akdeniz bölgesinde kurulmuş olan Türk beyliklerinin her birinin, uzmanlarınca bütün boyutları ile ele alınarak tartışılması amacıyla Süleyman Demirel Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve İslam Tarihçileri Derneği işbirliğiyle düzenlenen sempozyum oturumlarında “Anadolu Beylikleri arasında Hamitoğulları Beyliği’nin Yeri ve Önemi”, “Eğirdir Kolları Hamitoğulları Beyliği Döneminin Mimari ve Sanatsal Yapısı”, “Hamitoğulları Beyliği’ne Ait Vakıflar ve Vakfiyeler”, “Hamitoğulları Beyliği Devrinde Dini ve Kültürel Hayat”, “Hamitoğulları Beyliği Döneminde Dil, Edebiyat ve Folklor Hamitoğulları Beyliği’nde Ekonomik Yapı ve Ticari Hayat”, “Hamitoğulları Beyliği’nin Tarihi Coğrafyası” konuları ele alınacak.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Behset Karaca, sempozyum içeriği hakkında bilgi verdi. Karaca, 14 oturumda 70’e yakın katılımcının önemli görüşlerinin yer alacağı sempozyumda konunun manası ve önemine binaen salonların ismini “Dündar Bey” ve “Zincirkıran Mehmet Bey” olarak belirlediklerini söyledi.

Sempozyumların 2010 yılında Türk Tarih Kurumunda tarih bölüm başkanları ile yapılan bir toplantıda ortaya çıkan bir fikir üzerine doğduğunu belirten İslam Tarihçileri Derneği Başkanı ve Uşak Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şeker, beylikler olmadan Anadolu’yu ve Osmanlı’yı anlamanın mümkün olmadığını ifade etti. Sempozyumlarda orijinal ve yeni bildirilerin de geldiğini vurgulayan Şeker, Hamitoğulları Beyliği Sempozyumunun da Isparta’ya ve bölgeye katkı sağlayacağını vurguladı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker de Atalarımıza bir vefa, bilimsel bir görev olarak dönemlerin ortaya koydukları değişim süreçlerini ve medeniyetimizin miraslarını geleceğe aktarmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şeker sözlerini, tarihin aydınlanmasına katkı sağlayan herkese teşekkür ederek noktaladı.

Isparta’da tarih bilincinin her daim canlı tutulması adına yapılan çalışmalara değinen Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın da daha önce bu konuya çok ağırlık verilmediğinin altını çizerek şehrin tarihinin irdeleneceği sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Thomas Carlyle isimli İngiliz düşünürünün “Tarihten kahramanları alırsanız geriye başka bir şey kalmaz” sözü ile konuşmasına başlayan onur konuğu Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, 12. yüzyılın sonu ve 13. yüzyılın başlarına yolculuk yaptı; Hamitoğulları Beyliği ve Feleküddin Dündar Bey hakkında bilgi verdi. İstiklalin bir toplumun şerefini yüceltmek anlamına geldiğini belirten Turan, devletlerin de bu istiklal mayası ile mayalandığını, beyliklerin Anadolu işgaline karşı ilk savunma yapanlar olduklarını ifade etti. Osmanlı Devletinin istiklal duygusunu çok genişlettiğini ve daha sonra bir şaheser vücuda getirdiğini dile getiren Turan, beyliklerin bu büyük şaheserin oluşmasında önemli roller üstlendiğini, Hamitoğullarının da bunlardan bir tanesi olduğunu söyledi.

Coğrafyanın tarihi besleyen ve disipline eden bir el olduğunun altını çizen Turan, “Dünya tarihinin en önemli olayı Diyar-ı Rum’un Türkiye olmasıdır. Türkiye bizim için bir vatandır ve biz bu vatanı vatan yapanları minnetle yad ediyoruz.” dedi.

Sempozyumda Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan moderatörlüğünde gerçekleştirilen açılış oturumuna geçildi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Anadolu Beylikleri döneminin kuruluş aşamalarını ve özelliklerini anlattı. Ersan, Anadolu’nun fethi ile Türk kültürü ve devlet yapısının burada da etkili olduğunu şu cümlelerle ifade etti: “1176 yılında gerçekleşen Miryokefalon savaşı sonrasında kültürümüzün ve benliğimizin beylikler sayesinde tüm Anadolu’ya yayılması çok hızlı bir süreçte olmuştur. O kadar ile kalmayıp devlete savaş alanında çokça yardımları dokunmuş ve devlet dağıldıktan sonra bile kültür ve medeniyete sahip çıkarak yeni kurulacak devletlere aktarımında büyük role sahiplerdir.”

Beylikler ve İslamiyet konusunda açıklamalarda bulunan İslam Tarihçileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şeker, beyliklerin imar faaliyetlerini ve ilim çalışmalarını “İmar faaliyetlerinde şehirlere baktığımızda cami merkezli kurulduğunu görmekteyiz ayrıca ilim çalışmalarının da son derece geliştiğini hatta Osmanlı’nın kurulma aşamasında, beyliklerde yetişmiş ve eserleri devlet idaresinde kullanılan ilim adamlarının etkisini görmekteyiz.” diyerek belirtti.

Osmanlı belgelerinin dilinden Hamitoğulları Beyliği’ne değinen Prof. Dr. Behset Karaca “Yeni ulaştığımız belgeler ile Hamitoğulları hakkında birçok bilgiler edindik ve bu bölgeleri araştırmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Ardından Süleyman Demirel Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Kodaman moderatörlüğünde gerçekleştirilen I. oturuma geçildi.

Oturumda Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salim Koca “Anadolu Türkmen Beyliklerin Doğuşunda Selçuklu Uçlarının Rolü Var mıydı?”, Süleyman Demirel Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Göde “Türk Beylikleri İçinde Hamitoğulları’nın Yeri ve Önemi”, Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi Prof. Dr. Tuncer Baykara “Hamidoğulları’nın Salur Boyu Kökeni”, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Sait Kofoğlu da “Hamitoğulları Beyliği Üzerine Düşünceler” konularını ele aldı.


Diğer ISPARTA haberleri

  • PAYLAŞ